♪♫♪ ÖЧKÜ ♪♫♪'s profile.°•. °•. °•.нαчαтιи εи q...PhotosBlogGuestbookMore Tools Help

pioggia1ha1jo2.gif brilhante picture by tiago972009pioggia1ha1jo2.gif brilhante picture by tiago972009    pioggia1ha1jo2.gif brilhante picture by tiago972009pioggia1ha1jo2.gif brilhante picture by tiago972009pioggia1ha1jo2.gif brilhante picture by tiago972009pioggia1ha1jo2.gif brilhante picture by tiago972009

Comments (352)

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

 

 


LALE

Soyunda öyle bir yücelik var ki,
Bir devre adını yazdırdın lale.
Aslın, asaletin sevene yar ki,
Yüzyıla mührünü kazdırdın lale.

Osmanlı vaslına verince önem,
Zirveye oturdun uzun bir dönem,
Al lale Aslı’ydı, mor lale sanem,
Aşığa, maşuğu kızdırdın lale.

Sadabat’ta bezm-i alem kurdurdun,
Çırağan’da güzelleri durdurdun,
Ahüzardan lalezara vardırdın,
Zevk ile sefayı azdırdın lale.

Saraylılar endamına vurgundu,
Sevenlerin hüzünlüydü, durgundu,
Damat Paşa son zamanda yorgundu,
Fitneyi saraya sızdırdın lale.

Hep sevdin, sevildin aşkla hislendin,
Çini çini, desen desen süslendin,
Ebru oldun ak kağıda seslendin,
Şaire şiirler yazdırdın lale.

Laleli’de lale köşkü meşhurdu,
Hüsnün gören büyülendi, şaşırdı,
Varlığın veziri derde düşürdü,
Üçüncü Ahmet’i bezdirdin lale.

Efsunlu renginden elif işledim,
Vakarlı halinden sevgi düşledim,
Harikaydın, kızıl güle eşledim,
Ruhumu peşinde gezdirdin lale.

Hala vakarlısın, hala güzelsin,
Hala nadidesin, hala özelsin,
Bugün varsın, yarın da var ezelsin,


Oct. 17

 

 

Güller İçinde Bir Diken

Ben mektup yazmasını beceremem,
benim kalemimin ucundaki mürekkep asla aşka dokunamaz.

Yavaştır adımlarım,
birbiri ardından sıralanan dağlar gibidir kaybolmuş yıllarım, gözlerimden nem sızar bastığım topraklara, ben sana temiz bir sayfa sunamam gülüm.


Özlemek mi?
Hiç sorma, benim özlemim durgun denizi dalgalandırıp, çöllere pembe karları yağdırır. Issız ormanları canlandırıp ateşe verir, benim özlemim akan bir ırmak bazen de boran gibidir.

Adını anımsıyorum kimi zaman,
kimsenin olmadığı ıssız bir yerde geziniyor hayallerim, tek sende olan sana koşan, sana susayan ve sende yeniden kaybolan hayallerim.

Ben çiçek olup bahçende açamam ömrüm, ben güllerin arasındaki dikenin olurum, gece kan ter içinde uyandığın kâbusun, ben sana yar olamam ancak kanayan ve hiç iyileşemeyen amansız hastalık olurum.

İçtiğin şaraptaki acı tat, başını döndüren şevk bazen güzel resim olsam da mat bir tablo olup asılı kalırım duvarında.

Ben sevgili olamam canım, ben sana güller içinde diken,
sevda yolunda ölüm
ümide dokunan hayal kırıklığı
aşk düşmanın olurum.

Küsersin yarınlara
ve asla yarının olmaz, dünü yaşar ve hep eskinin hatırasıyla bakarsın kırık aynalara.

Şimdi git,
yüreğin seni hangi sahile götürüyorsa orda kal.
Hangi sıcak el ellerine dokunuyorsa tut, benim ellerim de sıcak değildi.
Kim saçının teline tüm varlığını bağışlıyorsa onun ol, ben sana tek varlığım olan kalbimi de vermedim nasıl olsa.
Yüzüne dokunmadan yüzünün tüm hatlarını beyninde kim çizebiliyorsa ona koş, ben seni çoktan unuttum.

Ben güller içinde diken,
bahar dalında çiğ,
altınlar içinde gümüş,

Şimdi git,
kim seni benden çok daha fazla severse o zaman gel,
gel ve tükür yüzüme.

 

ASİ GÜL

Oct. 16
YALNIZ KURT-wrote:
BAKIN ARKADAŞLAR SÜRGÜN BANA İFTİRA ATMAK İÇİN BİN BİR TÜRLÜ OYUN KURUP ADIMA PORNO ALANLAR AÇTI
AŞADAKİ EKRAN ALINTISIDIR ESKİDEN BANA ÖZEL İLETİ İLE YOLLADIĞI İLETİLERDİR O ZAMANKİ ADI SÜRGÜN DİKKAT EDİN ŞİMDİKİ ADI BAŞKA BAKIN ESKİDEN SÜRGÜN OLAN ALANINI BANA PORNO ALAN YAPMIŞ BANA PORNO ALAN AÇAN DERYANIN KENDİSİDİR ŞİMDİDE SÜRGÜN SEVDAM ADINDA ERKEK KİMLİĞİMDE SİZLERE BENİM HAKKIMDA İFTİRA ATARAK SİZİN GÖZÜNÜZDE KÖTÜ BİRİ OLARAK TANITMAKTADIR BUNLARADA FOTO SOP DİYECEKLER İSTEYENE İLETİLERİN ASILLARINI VERE BİLİRİM BUNLAR EKRAN ALINTISIDIR
BANA YAPILAN PORNO ALANDA BURADADIR AŞADAKİ LİNKTE
KÖŞEYE SIKIŞTIN SÜRGÜN SEVDAM ALLAH BELANI VERSİN
ARKADAŞLAR LÜTFEN BU EKRAN ALINTISINI İNCELEYİN BEN KİMSEYE PORNO ALAN YAPMADIM KİMSENİN NAMUSUYLA OYNAMADIM BEN NERE GİDERSEM ORAYA ÖZELDEN İLETİ ATIP KURTU SİLİN DİYORLAR
 
Oct. 10

 

 

Grafik

 

BANA GÖZYAŞI BORCUN VAR !

Adam genç kadına seslendi:
- Bana gözyaşı borcun var!

Genç kadın sordu:
- Nasıl öderim?

Adam gözlerini kırptı;
- Haydi gülümse!

Gülümsedi genç kadın. Adam, cebinden mendilini çıkarıp, borcunu sildi.
Ve mendilini özenle katlayıp, yine kalbinin üzerindeki iç cebine koydu.

Bir demet mor sümbül vardı kadının elinde.
İkisi de bahar kokuyordu...
Biri ilkbahar, diğeri güz.

Adam, seslendi yine;
- Bana mutluluk borcun var!

Genç kadın, biraz mahcup, biraz şaşkın sordu:
-Nasıl ödeyebilirim?

Heyecanlandı adam
- Haydi yat dizlerime!

Genç kadın bir kedi uysallığında, yattı dizlerine usulca.
Adam, şefkatle saçlarını taramaya başladı kadının.
Saçları, güneşe ve yağmurlara hasret hiç yaşanmamış baharlara benziyordu.
Çaresizliğini ördü sırasıra.
Sonra saçının her teline, mutluluğun çığlıklarını bağladı adam.
Yetmedi, gizli düğüm attı... Ağladı.
Hava kararmak üzereydi. Dışarıda yağmur yağıyordu delice.
Adam, sürekli borç defterlerini kurcalıyordu.

Genç kadının gözlerinin içine baktı;
- Bana yürek borcun var!

Borcunun farkındaydı sanki genç kadın, şaşırmadı.
- Bu borcumu nasıl ödeyebilirim?

Adam kollarını uzattı
- Haydi tut ellerimi!

Sümbül kokusu sinmiş ellerini uzattı genç kadın.
Elleri öyle sıcaktı ki, eriyiverdi bütün borcu avuçlarının içinde.
Genç kadın gitmek üzereydi.

Adam son kez seslendi;
- Bana can borcun var!

Kadın irkildi;
- Can mı?

Sigarasından derin bir nefes çekti adam;
- Evet... Can borcun var. Sensizlik öldürüyor beni!

Hoşuna gitti sözler kadının
- Peki bu borcumu nasıl tahsil etmeyi düşünüyorsun?

Adam, biraz daha yaklaştı;
- Yum gözlerini!

Hiç tereddüt etmeden yumdu gözlerini.
Adam da yumdu gözlerini, masumca bir öpücük kondurdu
kadının titreyen dudaklarına.

- Bu ne şimdi yaptığın? diyerek çattı kaslarını kadın...

Adam, pişmanlıkla, memnunluk arasında gidip geldi. Kekeledi;
- Hayat öpücüğüydü!

Kısa bir sessizliğin ardından bu kez kadın öptü adamı şehvetle...

Adam, şaşırdı;
- Ya senin bu yaptığın neydi?

Genç kadın kapıya yöneldi;
- Veda öpücüğü!

Kalan borçlarına karşılık, yürek dolusu çaresizlik
ve bir de mor sümbüllerini masanın üzerine rehin bırakıp gitti genç kadın.

Adam koştu peşinden sümbülleri geri verdi kadına.
- Ne olur iyi bak umut çiçeklerime, solmasınlar...

Genç kadın sümbülleri aldı:
- Merak etme, gün aşırı sularım çiçeklerini!

Adam sevindi:
- Güneşe, suya gerek yok. Gülümse yeter!

Kadın gözden kaybolurken haykırdı adam,
- Umutlarımı kefil yaptım. Unutma, bana aşk borçlusun!

Haykırışı yağmura karıştı.
Kadın, yağmuru hissetmeyen kalabalığa...

 ASİİ GÜL
Oct. 10
                                   İYİ AKŞAMLAR
Oct. 8